• BIST 97.149
  • Altın 282,758
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • Konya 27 °C
  • Ankara 32 °C

Bayram ve Suriyeliler

Murat Alan

Tarihin hangi devri olursa olsun hep güçlülerin tarihi yazılmıştır.Figüranların etrafında biçimlenen tüm olaylar ,kahramanlar tarihine kurban edilmiştir.Avcı olan için  hep bir beslenme biçimi teranesi geliştirilmiştir.Bütün avcılar zaten  kutsaldır.Edebiyat bunun için oluşturulmuştur. Hatta bir deyimle avcılık ilmihalde bile yer almıştır. Her şey doğal bir refleks alanındadır. Emperyalizm aslında beslenmektedir. Bu da eşyanın tabiatına aykırı değildir.

Öykücü, öykülenenin öyküsü üzerinden kendi öyküsünü dizayn etmiştir.

Yeri gelmiştir , daha az can kaybı için,daha az maliyet için ,hatta o kadar da ileri hedefler ile gözler boyanır.Kitleleri kandırmak için pusuda yatar tarih yazıcıları …Ve derler ki bir vesveseyi sürüklercesine  : “Japonların iyiliği için Hiroşima ‘ya bombalar atılmıştır.”

Olanlar olmuştur.Bu arada birkaç milyoncuk çocukta heba olmuşta olabilir.Ama insanlık defalarca kez kurtarılmıştır.

Edward Said’in kitabındaki Lortlar kamarasında konuşan milletvekili gibi “İngiltere  komşusu için çabalamaktadır.”

Demokrasi götürmek en büyük nakliyattır garplılar için. Şarkiyat zaten alışıktır demokrasi havarilerine…

Pazarlarında hala çok para etmektedir demokrasi seviciliği…

Tüm figüranlar ve mazlumlar aslında şeytanlaştırılmıştır.

İşte bir Suriyelinin yaşadığı çözümü olmayan dram burada başlar;

Ve Suriyelileri düşünürken ,şu cümleleri kurar insan, biraz da ironi ile;

Suriyelilerden önce hepimiz refah denizinde yüzüyorduk. Boğulmamak için kolluk takıyorduk. Olmadı iç lastik buluyorduk yüce pragmayı ağlatırcasına.İnsani yaşam kalitesinde üst liglerdeydik gol üstüne gol atıyorduk.Bizi tutabilene aşk olsun. Gayri safi milli hasılamızın büyüklüğünden, hasılatlarımızı sayamıyorduk. Her evde para sayma makinesi. Her yerde insan haklarına verdiğimiz değer ile övünüyorduk.Tartışmasız bir künyemiz mevcuttu.

 Sigortasız işçi asla çalıştırmaz ve hiç vergi kaçırmazdık. Konu komşu birbirimizle iyi geçinir giderdik.Ne Maraş olayları ,nede Sivas yaşanmıştı bu topraklarda.Hiç bir inanç kesimi ötekileştirilmemişti. Maçlarda bile hiç küfretmez. Trafikte acaba küfreder miydik ?  Sorun kendinize.

Maalesef olanlar oldu. Suriyeliler geldi, mevsimler değişti,dünyanın eksen eğikliği kaydı gitti.Alize Rüzgarları sahi nereye kayboldu.Ya da Kırk İkindi yağmurları.Ne yapsak bilemedik .Kutuplarda bir Osmanlı mı kursak ta bu adamları göndersek acaba.

Oysa bir zamanlar hepimiz göçebeydik. Hiç utanmadık.Zaten bu dünya da göçebe yurdu değil miydi?

Koca Platon boşa mı demişti:

“Biz varlık aleminin gölgeleriyiz diye.”

Asıl yurdumuz Orta Asya.Bizde oraya mı dönmeliyiz.Makedonyalı İskender daha evvel buralardan Özbekistan'a kadar zapt etmişti.Buralar tümden onlarındı .Ama onlarda şimdilerde bize “Buralar bizim”  gidin diyemez asla.

Adolf  Hitler 'de ne hikmetse  kökenini Orta Asya 'da Vandallarda arar ve ilk saldırısını Polonya 'ya bu nedenle yapmıştır. (Kavgam kitabından) Biz şimdi kime öyküleniyoruz ? Dilim hiç varmıyor bu yaklaşıma…

Adolf Hitler döneminde ilk bayram kutlama yasağıyla başlamıştı ,Yahudiler için her şey.

Şimdi düşünüyorum da güzel ülkemde  bir çok paradoksu barındıran bir göçmen ve özelinde Suriyeli göçmen karşıtlığı var.

Ve bu karşıtlığın dile getirilişinde şu gariplikler sergileniyor.

Suriyeliler çalışsa suçlu ve çalışmasa yine suçlu.Ucuz iş gücü oldukları hiç hesap edilmiyor.

Bence en tuhafı ise Suriyelilerin bayramlaşmaları da garipseniyor olması .Oysa bu bayramlaşma görüntüleri ilk değil. Eskilerde sınırda bayramlaşma görüntüleri hala hafızalarımızda. Biz halbuki övünürüz ki bu memleketin %99 u Müslüman ve bu Müslümanlar bayramlaşmayı garipsiyorlar.

“Ne garipsemesi be kardeşim “diyenleri duyar gibi oluyorum…

Diyorlar ki “Adamlar bayrama gittiler, bir daha gelmesinler.Demek ki gidebiliyorlar, anlaşılan Suriye düzelmiş.”

Bilmiyorlar ki eski düzenli bir Suriye olduğu zamanlarda da bu tip bayramlaşmalar vardı.Ayrıca kimse kendini güvende hissetmediği ve barınağı olmayan bir yere dönemez.Ama şu an dönen bir kesim Suriyelilerde mevcut.

Suriyelilerin iş gücü ve ekonomiye olan katkısını  başka bir konu olduğu için burada değinmiyorum.

Ben sadece insani bir açıdan olaya bakmaya çaba gösteriyorum.Pek çok hatalar ,yanlışlar, günahlar  ve küresel güçler sorunun buraya kadar gelmesini sağladı.Şunu diliyorum ki Suriye tüm topraklarından emperyalistleri kovar ve eski  güzel haline yeniden kavuşur.

Tekrar Bilad –ı Şam olur…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Konyapol | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.