• BIST 98.631
  • Altın 228,004
  • Dolar 5,7865
  • Euro 6,7031
  • Konya 17 °C
  • Ankara 17 °C

Borç Vermek Kapitalizmi Yıkar

Murat Alan

Değerli dostlar sizlere sadaka vermekten daha üstün bir eylem söyleyecek olursam bir sıkıntı sahibine borç para vermektir. Borç vermek zaten bizde emanet duran ve imtihan olacağımız mülkün bir parçasını vererek,bize verilen mülkün doğru kullanılışıdır. Aynı zamanda o mülkün bereketlenmesidir.

Kapitalizm bir ülkeyi direk işgal etmez. Kendine bağlı koloniler ile yaşatıp duyguları köleleştirme ile başlatır süreci. O vitrinlere bakmaya, o gürültülü mekanlarda el bile yıkamadan herkes içinde yemek yemekle, seni önce hizaya getirir. Bir bakmışsın olmuşsun müptela. Belki kurtuluşun da ancak başka bir kapitalist narkoz ve haz hissiyle seni kendini unutturarak yaşatacaktır.

Kapitalizmi en iyi kendi suyuna susamış Kenyalılar anlar. Ya da tüm soykırımları unutan Cezayirliler. Belki kendi boynunda asla takamayacağı elması kendi eliyle sömürgen beyazlara veren Afrikalı kadınlar anlar.

Irak’ı düşünün dostlar tam iki defa batılıların saldırısına maruz kaldı. En son aşamada  petrollerinin %75’ini İngiliz ve ABD şirketlerine tahsis edince ancak o zaman üçüncü saldırıdan belki istiladan kurtuldu. Tabîki buna kurtulmak denilirse. Saddam’ı getiren de “Bu Kuveyt aslında senindir.Oranın petrolü yoktur. Kuveyt’in petrolü senin ülkenin altından gitmektedir” diyen de kapitalizmdi.

Dostlar dikkat buyurun; üretimin olmadığı toplumlar isteyerek ya da istemeyerek köle olmaya mecburdur. Sadece zaman kazanabilir. Kendini özgür sanıyordur o zamanlarda. Kapitalizm öncelikle şehirleri ve onların marketlerini şuh bir edayla süsler. Kapitalizmin mabedleri alışveriş merkezleri ve marketlerdir. Köyden kente bu hızlı göç ardından maalesef ki arabesk çağının girizgahı olur. Hayaller suya düşer “Batsın bu dünya”olur.

Kapitalizm en zor köylere nüfus eder. Kendi tereyağını, etini, sütünü, yoğurdunu yiyen köylü daha organik kalır kapitalizme karşı ve asla içmek istemez pastorize edilmiş bir kutunun içindeki sütü. Kıymet vermez ne cipse ne de kolaya. Artık bir kurban değildir bizim köylü.

Sınıf atlamaya çok meraklı “Ah bir burjuva olsam” hayalleri kuran hırs küpü insan nefsinin kölesi olunca “küresel life” hemen onu da çarkına almıştır çoktan. Bu narkozlu durum çok geç anlaşılır bir melankolik bir durumdur aslında. Bu sınıf atlama merakı insanı daha çok harcatacak, daha çok tükettirecektir. O nefsinin kölesi insan gibi, doymayan bir canavar daha vardır, o da kapitalizm. Bu ilişkinin güçlü bir bağı vardır. İstek ve ihtiyaçlar sınırsızdır. Ve insanoğlu doyumsuzdur.

Bankalar kapitalizmin eli kolu her şeyidir. Bütün afili kariyer hırsları kapitalizmin metalarıdır. Yaradılış ve insan fıtratına aykırıdır.

Ama dostlar biliniz ki hem kendinizi hem dünyayı kurtarabilirsiniz. Tek yapmanız gereken en yakınınızdan başlayarak bir dertlinin derdine derman olun. Bir sıkıntısı olanın sıkıntısını giderin. Allah Rasülü’nün buyurduğu gibi “Bir kardeşinin sıkıntısını giderenin ahirette de Allah bir sıkıntısını giderir. İşte dostlar bu prensip bile toplumsal dayanışmayı esas alıp, kurtarabildiğimiz kadar insanı kurtarabiliriz. İnsanımızı bankalara yem etmeyip kardeşçe paylaşacağımız günleri elbet görebiliriz. İktisat ve kanaat temelli bir yaşamı sürdürüp israf etmezsek başarabiliriz.

Bir güzel sözü değiştirerek, diyebiliriz ki;

Dünyayı güzellik kurtaracak . Ve bir insana borç vermekle başlayacak her şey…

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Konyapol | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.