• BIST 98.631
  • Altın 228,004
  • Dolar 5,7865
  • Euro 6,7031
  • Konya 17 °C
  • Ankara 17 °C

Eğitim İçin Reklam mı Reklam İçin Eğitim mi?

Murat Alan

EĞİTİM İÇİN REKLAM MI REKLAM İÇİN EĞİTİM Mİ?

Yepyeni kavramlar ile hemhal oluyoruz. Okullar birbirleriyle yarışıyor. Müdürlerde bir telaş ki “Acaba nasıl anlatırım okulumun başarısını”.Bütün ölçütler sınavlardaki başarılar  üstüne;

Fen Liselerine kaç öğrenci, “Anadolu Liselerine kaç öğrenci gitti”, “Proje okulları eksik olmasın , kaç öğrenci yerleşti”.? Bir okulun çıktılarının değerlendirilmesi belki en az 30 yıl sürecekken biz şu ana bakarak ve resmin o liberal etkisi ve reklamın gücü ile gururla haykırıyoruz.

Diyoruz ki;

İlk binde 50 öğrenci, Fen Lisesine giden 5  öğrenci  …

Tamam şunu  söylüyorsanız   hiç önemli değil hepiniz haklısınız;

“Ülkeleri hep elitler yönetir.” Bu bir yazarın öngörüsüdür ve siz diyorsanız eğitim sadece Fen Liselilerin ya da ilk 1000 in içindeki 50 öğrenci içinse diğer tüm okulları kapatalım. Tüm ülkede Platon’a nazire yaparcasına kast sitemini getirelim bir kesim okusun ve bizi yönetsin. Şu an ki İngiltere de bu bağlamda iyi bir örnek olarak alınabilir. Zira İngiltere’ nin sadece nüfusunun % 8 i lisans okumaktadır.

Biz ilk 1000 deki o müthiş öğrencilerimizin yanında kaç öğrenciyi erdem ile yetiştirdik.

Kaç tanesi ilerde kul hakkı yemeyecek.

Kaç tanesi torpile tenezzül etmeyecek.

Kaç tanesi çalıştığı kurumu soymayacak.

Kaç tanesi kırmızı ışıkta bekleyecek ve bir kurnazlık ile sigarasını saksılarda söndürmeyecek.

Okulumuzun kaç öğrencisi arabasının camını açıp şehrin tam ortasında belki kendisini gören 100 kişi olduğu halde yere çöpünü atmayacak.

Öğrencilerimizin kaç tanesi Mona Rosa yı ezbere okuyacak ve o güzelim nağmesi ile ruhunu inceltecek.Kaç öğrenci ciddi bir entelektüel olacak ve biz en az 30 yıla yakındır ne sağdan ne soldan bir büyük aydın ya da münevver yetiştiremedik.Bunun için sağcı ya da solcular hiç üzülürler mi? O da başka bir tartışma konusu.

Ama herkes vitrinde ve herkes türbine bakıyor ve reklam bu çağın vazgeçilmezi. Herkes 10dk da olsa meşhur olmak istiyor.Kapitalizm asla istemez çalışanının vasıfsız olanını ama kapitalizm çok ister sürekli kandırabileceği malını satacağı bir aptalı.

Tekrar dönecek olursak okul denilen olguya;

Bir okulun bir kurumsal kültürü olur o kültür ile yoğrulan o okulun talebeleri yıllar sonra bile o okulun kendine kattıklarını gurur ile anlatır. Pilav günlerinde buluşan dostlar hepsi birer karakter olan hocaları ile anılarını anlatırlar. Bir felsefecinin ya da bir matematikçinin etkisini uzun uzun  hatırlar ve özlemle hocalarını yad ederler.Bu okulların hiçbir başarısı o pilavlarda konuşulmaz.Ya da yapılan reklamlar hiç düşünülmez.

Çünkü o çok anlatılan o reklamı yapılan hikayeler ve başarı öyküleri başkalarının hayal kırıklılıkları üzerine kurgulanmıştır.Bir çok kaybedeni vardır bu cephenin.Ve testler ki  4 yanlışı bilerek ancak yanlışlardan sonra doğru bulunabiliyor.Ya da tam tersi 4 doğru olduğu halde o yanlışı bulmak için çabalayan ,programlanmış robotlar bu öğrenciler.

Ezberler harika Karlofça antlaşması hala ezberimde zira çok kolay ezberlenmişti 1699 yılı hem 1700 değil ve gerileme çağı başlıyor.Hem de İran ile sınırımız çiziliyor daha ne olsun.Ne güzel bir tarih 1699.

Oysa ezberci olmayan bir eğitim sistemi ile övünülmeli ,sınavlar sadece eğitim için olmalı.Öğrenciler ihtiyaca göre , erdem ile yetiştirilmeli ve okullar sanat,felsefe ve spordaki becerileri ile yarışmalı.

Selam ve dua ile…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Konyapol | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.