• BIST 98.631
  • Altın 228,004
  • Dolar 5,7865
  • Euro 6,7031
  • Konya 17 °C
  • Ankara 17 °C

İsrail mitolojisi nasıl yazılıyor?

Murat Alan

Entelektüel görünümlü bir kişi ile bir İsrail tartışması yapıldığında, bir kuvvetli argüman olarak söylenir ki; “1967 yılında İsrail’in dini bayramı esnasında saldıran Arap ordularını İsrail önce durdurdu sonra onları kendi sınırlarına kadar kovalayarak açık bir zafer elde etti.”

YALAN BÜYÜK YALAN!

Evet… Bu olay çok hafif bir saldırı düzeyinde kalmıştır. Baba Esed’in iç kamuoyuna bir mesaj verme kaygısı anlaşılmıştır. Bizzat Baba Esed bir jet kullanarak harekâta katılmıştır.

Tarihin hiçbir evresinde tam anlamıyla tüm Arap orduları kullanılarak İsrail’le topyekûn bir savaş yapılmamıştır.

Değerli dostlar konuyla ilgili çok tuhaf ve ilginç birbiri içerisinde girift yapıda bir çok olay ve olgu vardır.

Nedir Mesela:

Mısır Ordusu Sina Yarımadası’ndan İsrail’e bir saldırı yapar. Lakin ne hikmetse karadan yapılan saldırıya hiçbir hava desteği verilmez hiçbir jetin katılmadığı bu saldırı İsrail’in zaferi ve toprak kazanması ile son bulur.

Daha sonralarda Mısır’ın aklına getirmediğini aslında birbirinden hiç haz etmeyen iki Avrupa ülkesi İngiltere ve Fransa Mısır’ın kanal projesini İsrail’in güvenliği gerekçesi sonlandırıp, Mısır’ı vurmaktan çekinmemişlerdir.70’ler maalesef bu şekilde devam edegelmiştir. Asıl analiz yapılması gereken şudur ki; İsrail her Arap İsrail savaşı sonrası topraklarını genişletmiş ve hep kazançlı çıkmıştır. İsrail’e orantılı bir güç kullanımı asla olmamıştır.
Başka bir çarpıcı örneği Irak’lı generalin yayınlanan hatıralarında görmekteyiz.

Irak’lı generalin anlatımına göre:

“Biz ordu olarak (kara birlikleri kastedilen) Irak’ta harekete geçtik. Bağdat’ı tam çıkmışken İsrail jetleri bir kısım unsurumuzu vurdu. Geri dönmek zorunda kaldık. Ama Bağdat’a dönüşte bir kahraman gibi karşılandık ve anladık ki iç siyaset için malzeme olduk ve madalya bile aldık.”

Değerli dostlar biz kendimiz için bir mitoloji uydurduk ama Filistin’li kardeşlerimizin o şanlı direnişinden çok ilham almadık. Ya da yenilmez denilen İsrail’in 2009’da Lübnan’da ne yaşadığını çok iyi biliyoruz. İsrail yenilmez yıkılmaz ya da haddi bildirilemez değildir. Bu narkozlu durumdan koskoca bir ümmet uyanmalıdır.

Burada şunu asla inkâr edemeyiz. Siyonist Yahudiler birçok lobiyi, think-tank kuruluşlarını, ülkeleri şekillendiren para ve finans çevrelerini etkilemektedir. Asıl vurucu ve tahrif edici gücü medyadır. Sinema, sanat dünyasını kontrol etmekte pek çok örnek verilebilecekken sadece Piyanist filmini örnek vermek konunu anlaşılması için yeterlidir.

Şartlar böyle olmuş olsa da Müslümanın izzet ve şerefi çok aziz ve üstündür. Zulüm ile abad olunamayacağı da aşikârdır. Allah’ın nurunu tamamlayacağına iman etmiş olmakla biz biliriz ki,

“Elbet ebed bizimdir”

Belki bu İslam coğrafyasının gerileme dönemi bitecek, tüm Arap muktedirleri ,Arap kamuoyu ve Arap Halkları aynen 9.yy daki ve sonralarında olduğu gibi bir aslına rücu edecek ümmet bilinci ile hareket edecek.İsrail’in dünyadaki zaten yerlerde olan algısı bir zalim devlet olarak bitecek.Medeniyetin anası Mısırdan doğan güneş ile Arabistan ve tüm Ortadoğu uyanacak. Filistin Şeyh Yasin’in kronolojisine göre belki özgür olacak.

Dostlar biz haykırarak fısıldayalım.Diyelim ki;

Elbet Ebed Bizimdir.

Selam ve dua ile…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Konyapol | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.