• BIST 98.631
  • Altın 228,004
  • Dolar 5,7865
  • Euro 6,7031
  • Konya 17 °C
  • Ankara 17 °C

Nalçacı’da kafamı bozan birinin arabasını yaktım

Silleli Bob

Kaç gündür neredesin diye soranlara hemen söyleyeyim.. Başım beladaydı..

Adamın birinin aracını yaktım.. Hem de şehrin göbeğinde..

Sabah arabayı ısıtmak için bir miktar çalıştırıyorum

Isınsın ki beni yolda bırakmasın..

Ardından vitesi bire takıp yavaş yavaş yola koyuluyorum..

Kolejin ordan geçerken vites ikiye sonra üç, dört.. Yola devam..

Taa ki Sille Yolu Kavşağı’na gelinceye kadar durum stabil..

Bir yolu olsa o malum caddeye hiç giresim gelmiyor..

Ama mecburiyetten Nalçacı’ya doğru yol alıyorum..

Konya’da trafik sorunundan bahsedenlerin birçoğu kesinlikle eminim ki ehliyeti aldığı kursta dağıtılan kitabı yalamış yutmuş, üzerine de o bilgilerin doğru olmadığını iddia eden tiplerdir..

Ayrıca Konya’ya gelen birçok aracın sinyal kolu da yoktur.. Valla bakın.. O direksiyonun sol tarafında duran o kol gibi görünen plastik “şey” kesinlikle sırt kaşıma ya da yakın akrabaların başkası tarafından hatırlanmasına yol açan akraba artırıcı özelliği olan bir nesnedir..

Birçoğu o yüzden dayak bile yemiştir..

Neyse konuya gireyim..

Nalçacı Sille Yolu kavşağından sağa doğru Büyükşehir Belediyesi’ne giden yola girmek zaten şanslı insanların işi..

Ben şanslıyım bu konuda..

Döndüm de.. Rengini verip plakasını vermek istemediğim “yeni akrabam” bir anda aracını yolun sağ tarafında aniden durdurdu.. Noldu? Sinyal vermedi.. Sonra bana el kol falan yaptı..

Malumunuz ben de aracımı sinyal vererek sağa çektim ve sonrasında aracımın arka tarafında bulunan, zor zamanlar için sakladığım benzin bidonunu aldığım gibi bana el kol yapan şahsın aracına doğru gittim..

Hiç lafa girmeden bidonun kapağını açtım, zamlı fiyattan doldurduğum 1 bidon benzini şahsın aracının üzerine boşalttım..

Paraya kıydım anlıcanız..

Sonra bi baktım çakmak, kibrit yok..

Hemen bir tane araç durdurdum ve çakmağı olup olmadığını sordum..

Onlar da gayet nezaketli bir biçimde bana çakmaklarını uzattılar ve konunun ne olduğunu sordular..

Ben de durumu anlattım.. Böyleyken böyle..

O da nesi? O el kol yapan herif resmen yalvarıyor.. Acır mı dedim Silleli Bob sana..

Tezahüratlar eşliğinde sinyal yakma gereği duymayan bu arkadaşın aracını döktüğüm benzinle birlikte tutuşturdum..

Araç kül oldu.. Gelen kolluk kuvvetleri manzara karşısında hayrete düştüler.. Müdahale etmeyin.. İbret-i alem için yaptım ben bunu dedim.. Hoş karşıladılar.. Dokunmadılar..

Tabiki de mesela yani..

Siz beni o kadar bonkör mü sandınız? Benzini döküp aracı yakayım.. Töbe töbe.. Hele bir de benzin fiyatları nereleredeyken..

Benzin dökmeden yaktım.. Tamam tamam.. Yakmadım..

Zaten ben korna çaldım. İzbandut gibi herif bana el kol yaptı.. Ben de plakasını filan aldım.. Kendi kendimi şişirdim öyle ayrıldık..

Ama içimden geçmedi değil hani şöyle bir film sahnesi..

Konuyu bağlayayım da şey olmasın sonra..

Abiler ablalar ve bilimum sürücüler.. Ehliyet sahipleri..

Nolur sinyal kolunu kullanalım..

Kullanalım ki dünya sinyal kullanma şampiyonu olalım..

Gereksiz yere yakalım.. Önemi yok.. Mesela rekor gelsin..

Telefonla oynayalım ara sıra.. Şaka şaka..

Sinyale yüklenelim..

Yüklenelim çöksün sinyal kolu..

Avrupa titresin.. Birleşmiş Milletler’in ana gündemi olsun..

Sinyal Bayramı ilan edilsin hergün..

Tamam mı?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Konyapol | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.