• BIST 90.051
  • Altın 214,776
  • Dolar 5,3583
  • Euro 6,0921
  • Konya -3 °C
  • Ankara -5 °C

Nasıl oluyor insan...

Murat Alan

Nasıl oluyor insan, bir güle bakarken vurulabiliyor? Nasıl inanmaya, yanmaya meyilli bu yürek? Ama o gülün tomurcuğu gelmiyor, insanın aklına. İkisi de aynı yolun içinde. Biri diğerinin varlık nedeni. Nasıl oluyor bunca yıldır mezarında uyuyanlar ile kıyamet anını  yaşayanlar ayrı ayrı rüyalardan, aynı anda uyanırlar?

Varacağımıza olmaktansa, olacağımıza varalım mı? Ya da; olacağımıza varmaktansa, varacağımıza olalım mı? Nereye, ve nereden bu gidişimiz, ya da oluşumuz? Bütün insanlık kim olduğunu  aramakta. Filozoflar sormuşlar Antik Yunan’dan bu yana: “İnsan ne zaman aslı gibidir?” Sen ne zaman kendin oldun? Bir an hatırla.

Neden hüzünlenir insan, geleceğini düşlerken? Hele çocuğunu severken. Bu sevgiyi kim ilham etti yüreğimize? Kim sevdiriyor bu kokuları? Hafızalarda hiç hacim kaplamaz iken. Hele bebeklik o Allah’ın güzelliğinden gelen kokular ki; zamanla kirleniyor insan. O kokular kalıyor gül yapraklarında bir de bebek zıbınlarında…

Nasıl gelinir bir yaşa, hiç anlamadan? Hayat, çok acı bir öğretmen. Ve ruhu acıdıkça büyüyormuş insan. Yaşı ne olursa olsun, farkına bile varmadan. Bir güne gelmişsin baba olmayı öğrenmişsin. Bir gün olmuşsun ilahı bir aşkla Yaradan’ı selamlayan bir fani. Merhamet imanın aslıdır. İnsan bu fıtrat üzeredir. Ama çok örselenmiş fıtrat, yirmi birinci yüzyılda.

Merhamet için, şair diyor ya;

“Kanadı kırık kuş,merhamet bekler”

Demek ki ; ne kadar az beklenti o kadar mutluluk kolay olur dünyada.

Evet Aristo’ya göre biz mutsuz insanlarız. Aristo, “Bir çiçekle bahar gelmez” diyor. Olsun diyoruz ölesiye kadar beklemeye gerek yok. Burası malum Ortadoğu. Biz mutluyuz Aristo. Ama biz diyoruz ki;  Allah Rasulü’nün sözüyle “Tebessüm etmek sadaka”

Neden hep iyililerin yüreği yanar? Nedendir  bizim, bu saf dilliğimiz? Herkes ölmeye gelmiştir dünyaya. Ölümü belki ona hediye olacaktır; şu bekleme salonunda. Hazırlanmalıdır, hazırlamalıdır kendini iyi bir ölüm nasıl başarılıyorsa. İki kapılı bir handa; ikinci kapıyı açmak ancak iman nazarıyla.

Nasıl oluyor insan; birbirine karşı böyle bir kin içinde?

Halbuki bir kardeş değil mi, gölgelendiği ağaçla. Kirlettiği ya da gururlandırdığı toprakla. Hamd ederek ya da şükretmeden içtiği suyla. Hiç tanımadığı, evrenin bir diğer yanında; nefes alan bir insanla. Yaratıcı tek değil mi? Ama sadece ayrılan insanoğlu Habil ve Kabil’in pişmanlığına hiç aldırmadan.

Nasıl oluyor insan, boyun eğmeyi unutuyor yüce Yaratıcısna…      

Selam ile…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Konyapol | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.