• BIST 98.631
  • Altın 228,004
  • Dolar 5,7865
  • Euro 6,7031
  • Konya 17 °C
  • Ankara 17 °C

Önlem Alınmaz ise Türkiye'nin Aile Sorunu

Murat Alan

Bazı öngörüler vardır ki içinde yaşadığın çağın ritmi sana bunları hissettirmez. Geleceğe iğdiş edilen benliğin sana gerçekleri göstermez. Gözünde bir perde olur. Belki büyük davalar serüveninde olan seni “Şimdi vakti değil ” diyerek veya “Büyüklere iletelim” mukabilinden çok bilinen susturucu  cümleler ile seni sustururlar.

Dünya genelinde aile kurumu ve dinler tehdit altındadır. Dünya da ve ülkemizde feminizm fonlanmaktadır. İlahiyat camiasından da muhafazakar kesimden de çok ciddi taraftar kitlesi bulabilmektedir. Doğu Anadolu Bölgemizden bile boşanma hikayelerine tanık olmaktayız. Üzülmekteyiz.Çok güçlü bir proje tüm dünya da ve ülkemizde adım adım ilerlemekte ve maalesef devlet ve sivil toplum bu ilerleyen tehlikeyi ya bertaraf edememekte ya da bu tehlikeli gidişi görememektedir.

Halbuki Allah kadın ve erkeği birbirine meyilli ve birbirini örten bir şekilde yaratmıştır. Her iki cinsiyette kuldur.Sorumludur ve mesuliyetleri vardır. İnsan insana muhtaçtır.Bir insan kendi başına mutluluğunu yaşayamaz.Hatta koskoca bir piknik alanında nefis bir manzara olsa bile tek başına eğlenemez.

 Ama dünya da kendi kendine yetebilen bir insan modeli üzerinde yoğun bir çalışma devam etmektedir.Bu insan tanrısal bir insan mukabilindedir.Hümanizmanın daha ötesinde bir haz deryasının hem kölesi,hem tüketeni,hem tüketileni konumundadır.

 Nedir bu? Kendi Kendine yeten insan.

Tek başına yaşayabilen maddi özgürlükleri elinde bulunduran bir çok hazzı yaşamayı dünyanın gereği gören sadece kadın veya erkek. Ama hep tek.Hayatının manevi boşlukları için insani bir takım eylemleri   de yaşayan ve hatta aktivist bir ruh ta barındıran bir ideolojisi olan insan. Geçmişteki bir felsefesi olan anarşist ve sonradan hippileşen tiplerin durumu gibi.

Küreselleşme deyin dönüşen insan deyin ama bu süreç en çok aileleri etkilemekte Avrupa da nerdeyse aile kurumu bitmek üzeredir.Bizde ise henüz yeni bozulmalar olsa da henüz çok sağlam ve kudretli durumdadır.(Avrupa’ya Nazaran) Ama tehlike çok yakında ve zamanla bitmeyecek düzeyde gelmektedir.Hem sel hem fırtına ile karşı karşıyayız sanki.

Birtakım kanunlar ve yanlış uygumlalar ile aile kurumuna hasar verilmekte erkekler olanlardan  habersiz ailesinden uzaklaştırma cezası alabilmektedir.Hatta bu uzaklaştırılan 120 000 erkekten %83 ‘ü evine dönmemiştir.120 000 erkek ve onun hayatında var olan 5 kişi ile çarparsak bir şehrin nüfusu kadar insan çok sorunlu demektir.Bu sorun sarmalı halka halka yayılıp tüm bir toplumu etkilemektedir.

Meslek hayatımın ilk yıllarından bu yana ilk kez en çok boşanmış aile çocuklarına rastlamakta hatta bazı büyük şehirlerimizin gelişmiş ilçelerinde diğer daha az gelişmiş ilçelerine göre arttığını görmekteyim.Refah ne kadar arttıkça ,modernizm ve kapitalist eğilimler ne çok artarsa boşanma oranları o bölgede artmaktadır.Maalesef Doğu Anadolu’muz bile bu sert  rüzgardan etkilenmektedir.

Boşanmalarda her kesim eziyet ve cefayı görmekte hem boşanmanın verdiği hüzün  özellikle erkeklerin ömür boyu devam eden nafakalar  yüzünden  beli  bükülmektedir. Hele evladını haciz yolu ile birkaç saatliğine görebilen ve her defa 400,500 TL harcamak zorunda kalan insanların feryadı duyulmalı. Bir kalıcı çözüm getirilmelidir. Kişinin geliri de düşünülmeli bir garip asgari ücretliye bu cefa reva görülmemelidir.Maalesef  gerçek hayatta böyle insanlar tanımaktayım.Bir baba olan o kişinin evladını bir topluluk önünde sevebilme ihtiyacını  bir düşünün dostlar.

Tamam ama ne yapmalı ?

En öncelikli olması nedeniyle ayrı yazmak gerekirse

Hiçbir baba evladını haciz yoluyla görmemeli.

Aile kurumu güçlendirilmeli evlilikler özendirilmeli.Hatta boşanmalar daha zorlaştırılmalı.Kadın ve erkeğin birbirinin bütünü olarak görüp eksikliklerinin beraberce tamamlanacağı topluma öğretilmeli.Evlerimiz de kız ve erkek evlatlarımız fıtratlarına uygun eğitilmeli.Geniş aile ile yaşam özendirilmeli.Evinde büyüklerine bakan ailelerin elektrik ve su kullanımları daha hesaplı olmalı.O aile büyükleri ki belki ailelerin sigortaları.Evlenen gençlere devlet belirli fonlar ile desteklemeli gerekirse manevi ve ahlak eğitimine tabii tutmalıdır.

Evli çiftler unutmamalıdır  ki bir ailenin kopuşu ile o an diyelim 3 yaşında olan bir çocuğun 75 yıllık bir ömrü olsa , 72 yılı ölü geçmiştir.Dayanaksız, sevgisiz, merhametsiz,şefkatsiz, annesiz,babasız ve kardeşsiz geçmiştir.Sevgiyle, merhamet ile ,saygı ile yuvalarımızı cennet için bir kapı görelim ve o kapıdan  hep severek geçelim.

Selam ile…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Konyapol | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.