• BIST 96.032
  • Altın 277,915
  • Dolar 5,7348
  • Euro 6,3654
  • Konya 18 °C
  • Ankara 21 °C

Popülizm Sarmalında Tarih ve Şahsiyetler -2-

Murat Alan

Her ülke kendi ülkesinin alt bakteriyel kültürünü korumak için; gençlik ,hatta çocukluktan başlayarak bir takım propaganda tekniklerine başvurur. Bunlar  çok yönlü de olabilir. Bunlar bazen bir çizgi film ile belleklere kazınmak ile bazen bir roman ile olabilir. Pek çok sosyolojik yöntem kullanılabilir.

Popülizm ve pragmatizmin verdiği kolaylık ile   en uç noktada kendisine   fayda sağlayan ülkelerde vardır.  Bunu belki de en iyi yapan ülkelerden biri  de Amerika ‘dır. Sanal bir takım ucubelerden kahramanlar çıkarma işini Amerika çok iyi bilir. Malcolm ‘un dediği gibi “Belki 500 yıllık” bir tarihin üzerinde dönüp duran yalanlar anlatıp halkını ve halkları narkozlayan  ,sahte kahramanların ve şehir efsanelerin yurdu  olan Amerika.

Neyse gelelim bizdeki belki popülizm sarmalından kendini kurtarmak isteyen ,hatta insan yönüyle” Ben insanım “diyerek haykıracak durumda olan tarihi şahsiyetlerin durumuna;

Mesela Sultan Abdulhamit;

Abdülhamit Han Osmanlı padişahları içerisinde en sevdiğim ve kendime idol bildiğim koca sultan. Aslen  siyaset  dehası. Döneminin önünde oyun kurabilen bir münevver. Avrupa’daki denge siyasetini çok iyi analiz etmiş devletleri birbirine düşürecek kadar uluslar arası siyaseti çok iyi bilen bir devlet adamı. Amerika da fotoğraf sergisi açtıracak kadar entelektüel .Ülkesinde gelişmiş tıp okullarını o dönemde  açacak kadar modern ve çobanlık okulunu açacak kadar  ileri görüşlü ve alt yapı uzmanı bir elit.

Başka başka neler neler yazılır bu büyük anlam için  ama tarih onu hak ettiği yere çoktan koymuş bile.  Asıl benim özellikle üzerinde durmak istediğim noktalar şunlar :

Kahramanlar tarihinin dozu bazen popülist kültürün olumsuz  etkisiyle ayarlanamazsa o zaman garip anlatımlar ortaya çıkmaktadır. Bir televizyon dizisinde Abdülhamit Han hiç takmadığı kravatıyla karşımızda arzı endam edebilmektedir. Bu durumu savunan dizi yapımcıları Abdülhamit’in bazı törenlerde kravat taktığını anlatsalar da, maalesef kaynakları ki Tahsin Paşa ‘dır.  Tahsin Paşa üzüntü verilecek bir şekilde dizide Abdülhamit’in sağ kolu gibi sunulsa da yarısını okuyabildiğim yine Tahsin Paşa’nın hatıra tarzı kaleme aldığı kitabında ; Abdülhamit’e ilginç ve incitici şeyler söylemektedir. Şimdi   bir tek kravatlı resmi olmayan Abdülhamit’e gerçek hayatında nasıl “ Kravat taktı” diyebiliriz. Ya da Tahsin Paşa’yı  nasıl Abdülhamit’in sağ kolu olduğunu savunabiliriz.

Neyse bu aslında küçük bir hata diyebiliriz .Belki Abdülhamit’i modern gösterme çabası olabilir diye teviller yapabiliriz. Masumca  diyebiliriz. Ama kimse bana Abdülhamit Han’ın İngiliz Büyükelçisine tokat vuruşunu masum gösteremez. Bu benim atam Abdülhamit ‘e  bir hakarettir. Ben öyle bir siyaset dehasının despotik kendini bilmez biri gibi tokat   atan bir görüntü ile sergilenmesine katlanamam. Evet o  pespaye sahne sonrası ,o diziyi tamamen izlemeyi bıraktım.

Şimdi düşünüyorum  ve korkuyorum bu dizi sonrası onu sevenler ve gençler ne hissettiler. Ya da acaba içselleştirdiler mi? Yanlış tarih anlatımının  etkisini de düşündüm ve bu yanlış anlatımın belleklerden  silinmesi için atılması gereken adımların ne kadar zaman alabileceği hiç aklımdan gitmedi. Tek hedefi reyting olan ve popülizmin kendisi olan bu süreç bize maalesef şunu anlattı ki popüler kültür  yeri geliyor bir büyük anlamı dahi pragmatizme kurban edebiliyor.

Pragmatizm ve popülizm asıl sorumunuz bu. Bu durum çok eski olan  tarihimizi  basitliğe ,pespayeliğe kurban veriş oluyor. Ama bu durumu  eleştiren maalesef  kimsecikler  de yok. Bu tarz yalanlar bize çok güzel geliyor.Biz kandırılmayı çok seviyoruz.

Oysa Abdülhamit çağın ilerisine bakmış ve ülkesinde çobanları bile düşünüp okul açışı bile ondaki kalitenin bir resmidir. Abdülhamit’i basitleştirmenin ,mahalle kabadayısı aleladeliğine düşürmenin hiç gereği yoktur.

Dünyada da böyle bir şeydir belki ,popüler olanın güzel olduğu yanılgısı ama biz bu yanılsamadan kurtulmalıyız. Biz tarihe metodolojik bir saik ile bakmalıyız. Tarihten ders almayı önemseyen bir halk oluğumuz için gerçek tarihi öğrenmeli ve halkımıza öğretmeliyiz.

Sağlıcakla kalın…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Konyapol | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.