• BIST 101.849
  • Altın 259,118
  • Dolar 5,6360
  • Euro 6,3235
  • Konya 16 °C
  • Ankara 16 °C

Postmodernizm ve Muhafazakarların Nostalji Arzusu

Murat Alan

Kelime anlamı olarak “sahip olduğu değerleri muhafaza eden veya geleneğe bağlılık “gibi tanımlar muhafazakarlığa uygundur. Aslında çok geniş anlamı olsa da muhafazakarlık Türkiye’de çok kısıtlı anlamı ile kullanılan bir kavramdır. Tüm dünya görüşleri için ve düşünce akımları için muhafazakarlık teması kullanılabilir.

Japonların gelenekleri konusunda muhafazakar olduğu gibi yada Sebahattin Ali’nin kafiye konusunda çok muhafazakar oluşu gibi. Örneği genişletecek olursak muhafazakar sosyalist, muhafazakar ateist, muhafazakar Budist gibi eleştiri manasında ya da o kişiyi tanımlama anlamında da kullanılan bir kelimedir muhafazakarlık.

Şu gerçeği de dile getirmekte faydalı olacağını düşünüyorum materyalist bir insandan geleneği savunmasını ya da yerleşik durumda bulunan bir miti savunamayacağı düşünülürse; bu kavramı solcular “tutuculuk” gibi telakki etmişler direk sağcıları muhafazakar olmak ile kategorik bir manaya ulaştırmışlardır.

Gelelim Türkiye’de ki muhafazakarlık kavramının tahliline,

Nedir Türkiye ‘de muhafazakarlık?

Bana göre;

İnandıkları kavramları sorgulamaktan, değiştirmekten, yenilemekten, yenilenmekten, değişimden çekinen politik tercih anlamında sağcı, dindar ve milliyetçi bir kesimi anlıyorum. Bu kesimler içinden liberal bakış açısına ulaşmış kişileri de görmemiz mümkün olduğunu düşünüyorum. Buna örnek olaraksa Turgut ÖZAL örneğini verebiliriz. Onun dört eğilimi birleştirme fikrini düşünebiliriz. 

Bazı gruplar içinse nostalji ;Post modern çağda ezilen hayalleri tarumar olan güçsüz ,yalnız ve yenik insanın üstüne avuntudan örttüğü, fakirliğine bir narkoz olan yorganıdır nostalji.

Nostalji ideolojilerin büyülenme,büyüleme ve büyülenenlerin verdiği etkiden kendi veri tabanınıve iktidarının  devamlılığını sağlayan bir araçsaldır.Bir başka açıdan ise bir narkoz etkisidir.Türkiye Cumhuriyetinin ilk kuruluş yıllarında köklerini eski kadim medeniyetlerde arayan bir paradigmanın dışa vurumudur.Bu düşünüş üzerine Anadolu’da eskiden yaşamış tüm uygarlıkları Sümerlerden tutunda Hititlere oradan Etilere kadar hepsini Türk görebilir,hatta köklerini Orta Asya da ararken onların Balbal geleneklerini asla kabul etmez yada görmezden gelir.Nostaljinin  paradigma ifade ettiğini zaten başta söylemiştik. Balbalların kabulü faydalı bir nostalji değildir çünkü.Nostalji kendi meşruiyetini  tarihten gelen bir doku ile anlatabilmektir.

Bu nostalji tutkusunu şu aralar çok gündemde olan Fransızlarda da gördüğümüz olmuştur.Ne demişti  Cumhurbaşkanı Miterand, “hepimiz Bizans çocuklarıyız”.Bu da Avrupa için geçer akçe olan bir şeydir.Çünkü hem Reform hem Rönesans Antik Yunan eserlerinden ilham alınarak oluşturulmuş bir harekettir.

Türkiye tarihinde muhafazakarların nostalji temayüllerinin tek adresi Osmanlıdır.Onlar için Selçuklu ‘nun Üniversiteleri hiç önem arz etmemiş ve kubbe tipli mezar taşları sadece sanat tarihinin konusu olmuştur.Muhafazakar kitle için Fatih ve muhteşem İstanbul Fethi büyük bir ilham ve övünç kaynağıdır.Bu gibi tarihi vakıa ve kahramanlar merkeze yerleşmek isteyen bir kitle için iyi bir kapı anahtarıdır.Toplumda var olan motivasyon ile kitleleri onlardan biri bilmeleri için tek yeter kullanışlı girizgahtır.

Bu şekilde algı yönetimi olarak kullanılan nostaljinin gençliğe topluma olumlu katkıları da kesinlikle olmuştur.Genç kitleler Fatih ‘in İstanbul’u feth ettiği yaştasın dizeleri ile muhafazakar ideolojiye gönüllerini kaptırmışlardır.Vatan ve fetih aşkları her daim diri tutulabilmiştir.

Bireyler,halklar tabii ki nostalji isteğine kapılabilir.Post modernizmin doğal sonucu geçmişe özlemdir.”Geçmişi ile yaşamak “ deyimi kulağa çok hoş gelen bir tınısı vardır.Türkiye’de şimdilerde bu avuntuya özellikle muhafazakarlar kapılmışlar ki;bence durumları oldukça vahimdir.Bu ilginç hastalığın sebebi ile kendinin olmayan şeyler içinde bir refleks geliştirir olmuşlardır.Bu daha hayret vericidir.Hayaletler ile yaşamak isteyen bir maslahatçı kitleler söz konusudur.

Hatta eskiden zıttı ile ispat edilen düşünceleri sırf kendilerinin gibi muhafaza etmektedirler.Bu şekilde bir muhafazakarlık ile bir yere varılabilir mi?

Bu sorunun cevabını size bırakarak diyorum ki ;

Muhafazakarlar muhafazakarlıklarını  bu kadar muhafaza etmekten vazgeçmelidirler…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Konyapol | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.